4 Haziran 2014 Çarşamba

Yüreğimin zarif acısı

"İyi ki geldin!
Yüreğimin zarif acısı
Şimdi bu şehir, adının incesiyle gülümsüyor kuşlara
Basıp geçtiğin yollar, dokunduğun duvarlar…
Her yer şarkı söylüyor.
Kimyası değişiyor gökteki yıldızların.
Parlıyor aklımdaki kuyruklu uçurtmalar.
Şimdi her evin gölgesinde bir avuç su kalbim.
Yüzünü yıkıyor göçüp gitmiş babalar.
Ağzını uzatıp yudumluyor, terlemiş şen çocuklar.
İyi ki geldin bak!
Şimdi bu şehir çocuk,
bu şehir baba,
bu şehir aşk…"

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Durup Dururken Nazım Hikmet

Durup Dururken
Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor
boğazımı,
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda
bırakıp yazımı,
Durup dururken rüya görüyorum bir otelde,
holde, ayakta,

Never Let Me Go : Dancing on my own



14 Mayıs 2014 Çarşamba

İçimi dökmeye ihtiyacım var sanırım...

2 Marttan bu yana eve gidemedim. Üniversitede okumak güzel belki ama insan özlüyor baya fazla. Burada her istediğim var aslında ama ev özlemi başka. Balkona çıkıp aşağı bakmak ve o havayı solumak ardından

Facebook ve Twitter hesabımı sildim.

Neden mi? Sorusunu duyar gibi oldum çünkü sosyal medya samimiyetsiz geliyor bana ve orada ki muhabbetlerde kısa özü olmayan ve sadece hava atmak için kullanılan bir ortam geliyor bana.
Aslında itiraf etmeliyim

25 Şubat 2013 Pazartesi

Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi
bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz
mı?
Victor Hugo

16 Şubat 2013 Cumartesi

Köpek Hachiko

1924 yılında tokyo üniversitesi’nde görev
yapan japon profesör Hidesabura Ueno,
kendine tren istasyonunda bulduğu küçük
bir köpek yavrusu edindi. Profesör Ueno
köpeğine, Japoncada “sekiz tane” anlamına
gelen Hachiko adını koydu.
Safkan akita cinsi beyaz bir erkek olan
Hachiko, her sabah üniversiteye gitmek için
evden metroya yürüyen sahibine eşlik
etti. Metronun dış kapısına kadar getirdiği
sahibini uğurladıktan sonra da eve döndü.
Çok geçmeden bir akşam üniversite
dönüşünde metronun çıkışında Hachiko’yu
kendisini beklerken gördü profesör ve çok
şaşırdı. Bu akıllı köpek sahibinin eve
dönüş saatlerini hesaplayarak ve aynı yolu
kullanacağını düşünerek metronun önüne
gitmişti.
Ondan sonraki bir yıl boyunca her sabah
sahibini metroya kadar götürdü, her akşam iş
çıkışında da metronun önünde
karşıladı. Saatini hiç şaşırmadı.
ama bir akşam profesör metrodan çıkmadı.
Hachiko gözleri metronun kapısında, gece
boyunca bekledi.
Bir sonraki akşam profesör yine yoktu.
Üçüncü akşam metrodan yine çıkmadı.
Çünkü profesör üniversitede kalp krizi geçirip
ölmüştü..
Hachiko her akşam sahibim metrodan çıkar
diye inatla bekledi. Haftalar, aylar,yıllar
boyunca her akşam tokyo metrosunun
Shibuya İstasyonunun kapısına gitti. Tam 10
yıl boyunca.
Hachiko 12 yaşındayken metronun kapısında
öldü.
Bugün tokyo’ya gidenlerin Shibuya
İstasyonunun kapısında karşılaştığı köpek
heykeli Hachiko’dur.
Japonlar, sadakat ve insan hayvan ilişkisinin
sembolü olarak ölümünden hemen sonra 10
yıl boyunca sahibini beklediği yere
Hachiko’nun heykelini diktiler



Popüler Yayınlar